Trafik Sigortasıyla İlgili Düzenleme Yapılacak

Geçtiğimiz günlerde, yapılan düzenlemelerle birlikte vatandaş şok üstüne şok yaşamıştı. Zorunlu Trafik Sigortası poliçe süresi dolan vatandaşlar, araçlarını tekrar sigorta yaptırmak üzere sigorta şirketlerine gittiklerinde, %400, %500 fazla fiyatlar almışlardı. Bu zam ile birlikte 4000 TL değerinde aracı olan vatandaşa sigorta şirketleri 1 yıllık zorunlu trafik sigortası primi olarak yaklaşık 1000 tl fiyat verdiklerini duymuştuk. Bu fiyat artışı vatandaşa yaka silktirdi, her kesimden insanlar  zamma tepkilerini göstermeye çalıştılar. Yetkililer, konu ile ilgili olarak taraflar arasında bir orta yol bulabilmek için çalışmalarını sürdürüyor.

 

Sürücüleri mutlu edebilecek bir haber de Binali Yıldırım’dan geldi. Konu hakkındaki vatandaşların şikayetlerinden ve mağduriyetlerinden haberdar olduklarının altını çizen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, bir çözüm üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Bu çalışma kapsamında konunun düzen içerisine sokulacağının müjdesini veren Yıldırım, çözüm yollarından bir tanesinin de zorunlu trafik sigortasının kasko ile birleştirilebileceği olduğunu sözlerine ekledi.

Binali Yıldırım, konuşmasında ”mesela ÖTV’si kaldırılmış benzin talep ediyorlar, böyle bir şey mümkün değil, ancak zorunlu trafik sigortası işinde yerden göğe kadar haklısınız, bu konuda gerekli çalışmalar yapılacak” ifadelerini kullandı. Konu ile ilgili olarak geçtiğimiz günlerde Rekabet Kurumu, sigorta şirketlerinin rekabete aykırı olacak şekilde anlaşarak zam yapıp yapmadıklarını araştıracaklarını duyurmuştu. Binali Yıldırım’da konu ile ilgili olarak yapılabilecek her türlü iyileştirmenin yapılacağını ve konu ile ilgili olarak bir çözüm mutlaka üretileceğini söyledi. Yıldırım, Geçtiğimiz yıllarda HGS ve OGS konusunda yaptıkları düzenlemelerle de vatandaşı mağdur olmaktan kurtardıkları gibi bu konuda da gerekli bütün çalışmanın yapılacağının sözünü verdi.

Ette Tavan Fiyat Uygulamasına Başlanıyor

Son yıllarda fiyatı hızla artan ürünlerden birisi de kırmızı et. Büyük şehirlerde neredeyse kilosu 1 gram altın değerinde olan et fiyatları için düzenlemeye gidildi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, et fiyatlarında tavan fiyat konusunda mutabakata varıldığını bildirdi.

Bakan Faruk Çelik, yaptığı açıklamada, et fiyatlarındaki uygunsuz gidişatı durdurmak için bir tavan fiyat uygulaması konusunda anlaşmaya varıldığını söyledi. Kırmızı et sektörü temsilcileriyle yapılan görüşmelerde yağsız et en yüksek fiyat olarak 23,3 lira, yağlı et için en yüksek fiyat olarak 21,8 lira, kıyma için en yüksek fiyat olarak 32 ve kuşbaşı et için fi

yat 34 lira olarak belirlendiği duyuruldu.

Bakan Faruk Çelik, bu konuda yapılan düzenlemenin kesinlikle piyasaya müdahale etmek adına değil, aksine piyasa ile birlikte ortak hareket etmek adına yapılmış bir düzenleme olduğunu söyledi. Düzenlemeye sebep olarak, kırmızı et üreticilerin kar elde edememesi sebebiyle mesleği bırakmamasının sağlanmaya çalışıldığı, üreticinin de korunmaya çalışıldığı söylendi. Yapılan çalışma kapsamında fiyatlardaki düzenlemenin vatandaşa 1 hafta içerisinde yansıması bekleniyor. Konu ile ilgili olarak 5-6 ay sonra tekrardan bir toplantı yapılacak. Bu toplantıda da düzenlemenin olumlu ve olumsuz yanları görüşülecek, gerekirse yeni düzenlemelere gidilecek.

Gıda fiyatları, Türkiye’de çok hızlı bir şekilde artıyor. 2015 yılı içerisinde sadece kırmızı etteki fiyat artışı yüzde 21 seviyelerine kadar çıktı. Bu artış, enflasyon üzerinde de olumsuz bir etki yaratıyor. Yıllık ve aylık enflasyon hesaplamalarında ortaya çıkan artışların çok büyük bir bölümü, gıda fiyatlarındaki artış sebebiyle meydana geliyor.

Bekleyenlere 2-B Müjdesi

Bursa Mustafakemalpaşa Belediyesinden tarihi bir çözüm geldi. En sonunda orman köylüsünün yüzü gülecek. işte haberin detayları…

Bursa’ya bağlı Mustafakemalpaşa İlçesi Belediye Başkanı Sadi Kurtulan, kamuoyunda 2-B olarak tanınan bu kategoriye giren hazineye ait orman özelliğini yitirmiş arazileri satın alarak, köylünün yararlanmasını sağlamak için çalışma başlattıklarını dile getirdi.

Mustafakemalpaşa ilçesi dahilinde bulunan 49 hektarlık 2-B arazisinin belediye meclisi tarafından satın alınması kararı aldıklarını dile getiren Başkan Kurtulan, Mal Müdürlüğümüzce elverişli olarak tanımlanan istek sonucunda 50 parça yerin satış ve devir işlemlerinin yapıldığını da ekledi.

Büyükşehir Kanunu ile birlikte Bursa’da hizmet kapsamının oldukça genişlediğini ve bu hizmet alanlarını başında ise Mustafakemalpaşa’nın geldiğini açıklayan Başkan Kurtulan, “ Mahalleye dönüşen köylerde sayılırsa toplamda 131 yerleşim yerine hizmet ulaştırmak bizim işimiz.” dedi.

” Bu zaman dilimi içinde ormanda yaşam süren köylülerinin gereksinimlerini de yakından gözlemleyip gerçekleştireceğiz. Gerçekleştirdiğimiz toplantılar nihayetinde ise meclisimiz tarafından köylülerimize yeni tarım arazileri kazandırmak için çok çalıştık. Orman kapsamına girmeyen alanları ise yaşama kazandırmak için 2-B arazilerini belediyemizce satın alacağız. Satın alınan bu topraklar ormanda yaşam süren köylülerin kullanımına açılacak. Belediyenin satın almış olduğu bu arazilerle orman köylüsü geçimlerini sağlamak için ek gelir elde etme fırsatı yakalayacak. Belediyemizin maddi imkanları çerçevesinde kırsal kesime elimizden ne gelirse yapmayı sürdüreceğiz” dedi.

Çikolatanın Sonu Mu Geldi?

Çikolata severlere üzücü bir haberimiz var. İşte haberin detayı;

Çikolata firmalarından alınan bilgilere göre kakao üretiminin artık ihtiyacı karşılamadığı yönünde. Kakao tüketiminin üretiminden fazla olduğuna değinen firmalar 2020 senesinde 1 milyon ton kakao üretim açığı yaşanabileceğine dikkat çekti.

Dünya çağında önemli çikolata firmalarından olan  Mars ve Barry Callebaut firmalarının yöneticileri dünya üzerinde çikolata tüketiminin oldukça artış gösterdiğini ve ihtiyaçları karşılamakta artık zorluk çektiklerine değindi. Gittikçe kakao üretiminin tüketimi karşılayamadığına dayalı olarak ilerleyen zamanlarda kıtlık yaşanabileceğini anlattılar.

Yaşanan kakao kıtlığı daha çok Afrika ülkelerinde kendini gösterecek. Son zamanlarda küresel ısınmanın da neden olduğu kuraklaşma dolayısıyla kakao üretiminin yüzde 70 inin karşılandığı  Fildişi Sahilleri ve Gana gibi ülkelerde üretim eskiye oranla azaldı. Yöneticiler Afrika ülkelerinde yaşanan topraklarda görülen çeşitli mantar hastalıklarının da tarımsal faaliyetleri kötü etkilediğine değindi.

Çikolata tüketiminin en çok olduğu Avrupa ülkeleri duruma çok üzülecek. Bu ülkelerin fazlaca çikolata tüketmesi ve şimdilerde ise bünyesinde daha çok kakao bulunan bitter çikolatanın favori olması, çikolata üretim açığına neden olan etmenler arasında. Ayrıca nüfusu en kalabalık ülkelerin başında gelen Çin’de de her sene çikolata tüketimi alışkanlığının yerleşmesi ve çikolata kültürünün yayılması da çikolata üretim açığına artıran bir diğer nedenlerdir.

Fındık Piyasası Durgun

Bu sene fındık üretiminin azlığı nedeniyle fındık fiyatları olukça yüksekti. Konuya ilişkin Ordu’nun Fatsa ilçesinde Fatsa Ticaret Borsası üyesi olan fındık tüccarı Rahmi Yangın, yorumlarına yer vereceğiz.

2014 yılı fındık üretiminin azlığı ve findık fiyatlarının yüksekliğiyle konuşulan  bir yıldı. Fındık piyasasında büyük bir durgunluğun yaşandığını dile getiren fındık tüccarı Rahmi Yangın konuya ilişkin şunları söyledi; “ Fındık piyasası bu sene çok hareketsiz. Karadeniz Bölgesinin ekonomisi fındığa bağlı ilerlemektedir. Bu nedenle piyasada fındığa bağlı bir durgunluk hakim. Fındık fiyatları şimdilik güzel bir seviyede. Fakat üreticilerin bilmesi gereken birşey var ki oda bu fiyattan yukarı fındık satışı yapılamaz. Fındık piyasaya 13.5 TL gibi rakamlarda sokuluyor. Hasat bu sene çok az. Fındık piyasası borsayla ilişkili olarak ilerler. Biz dürüst üreticileriz. Bu nedenle işlerimizi dürüstlükle görürüz. Topladığımız fındıklar şuan için stokta hali hazırda beklemede” diye konuştu.

Yangın, fındık sektörünün kısa zamanda canlanacağına inandığını şu sözlerle açıkladı. “ Fındığın pahalı fiyatlarla satılmasından çok herkesin fındığı olmasını yeğleriz. Gelecek sene fiyatların hangi seviyede olacağı bilinmiyor. Şimdiki fiyatlar yapaydır.  Bu sene bu şekilde ilerler. Aşağı yukarı artık böyle ilerleyeceğini tahmin ediyoruz. Üretici fındığı stoğunda tutmakta. Şartlar oluşmadan piyasa sürmek istemiyorlar.” diyede ekledi.

İlk Kez Midye Tattılar

Hakkarililer ilk kez midyeyle tanıştı. Hakkari halkının ilk kez midye tatması ve görmesi renkli anlara neden oldu. İşte haberin detayı…

Hakkari de ilk kez midye piyasada satılmaya başlandı. Hakkari halkının birçoğunun ilk kez midyeyle tanışması ve tatması midyeye ilgiyi artırdı. İlk gün satışlar tavan yaptı.

Midye daha çok denize kıyısı olan illerde satılan bir deniz ürünüdür. Ancak şaşırtıcıdır ki artık midyeyi Hakkari sokaklarında dahi görebilirsiniz. Geçtiğimiz günlerde Hakkari’de midye piyasası oluştu. İlde yaşayan halk sokakta midye görünce çok şaşırdı. Hatta kimileri midyeyle ilk defa tanıştı. Hakkari halkı midyeyle önce temkinli yaklaştı ve yemedi. Ancak merakını gizleyemeyen pek çok kişi de tatmaktan geri durmadı. Tadanlar oldukça beğendi. Ancak genellikle bayanlar görüntüsünü iyi bulmadı ve iğrendiklerini dile getirdi. Midye tezgahı, Hakkari’nin en canlı caddesi Bulvar Caddesi’ne kuruldu. Özellikle akşam satışlar yüzde yüz arttı. İşten çıkan, çarşıda olan vatandaş midyeyi görünce şaşkınlığını gizleyemedi ve ortaya renkli görüntüler çıktı.

Midye ticaretini başlatan Kemal Elmas ise ilgiden memnun olduğunu dile getirdi. Midyeleri uçakla İstanbul ve Antalya’dan günlük olarak getirdiklerine de değinen Elmas, “ Midye ticaretindeki serüvenim ilk değil. Ben daha evvel 4 sene İstanbul’da midye satışı yaptım. Her zaman memleketim olan Hakkari’de de halkın midyeyle tanışmasını istemişimdir. Çünkü Hakkari’de midye yoktur. cesur davrandım ve hemşehrileriminde bu tadı tatmasına vesile oldum. Mutluyum. Halk, midyeye karşı biraz önyargılı ancak meraklarına yenik düşünce aksini düşünüyorlar ve tadını çok beğeniyorlar. Artık Hakkari’de de midye ve deniz ürünleri kültürü yavaş yavaş oturacak eminim. Bu nedenle ilkleri yaşattım Hakkari’ye.” dedi.

Çaya teknolojik yatırım

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezinin temel atma töreni, yarın Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilecek.

Çayın verimliliğini ve ihracattaki payını arttırmayı amaçlayan proje kapsamında, söz konusu merkez için 10 milyon avro yatırım yapılacak. Yeni teknoloji ve araştırma yöntemlerinin uygulanmasıyla çay işleyen KOBİ’lerin rekabet güçleri, özellikle kalite ve ürün standartları açısından yükseltilecek, sektörde işbirliği ve koordinasyon sağlanacak.

KARADENİZ ÇAYI DÜNYA PAZARINA AÇILACAK

Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi, işleme ve paketleme tesisiyle KOBİ’lerin altyapı ve teknolojiye erişim problemlerini çözecek. Eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle de çay üreticileri, daha verimli üretim ve pazarlamayı öğrenecek. Proje kapsamında Rize çayının markalaşması için yurt içi ve dışında tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilecek.

Talep gören farklı çay çeşitleri üzerine çalışmalar yapılarak sağlanacak ürün çeşitliliğiyle dünya çay pazarında Türkiye’nin payı arttırılacak. KOBİ’lere AR-GE ve inovasyon konularında katkı sağlanacak.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde yürütülen projenin, 36 ayda tamamlanması bekleniyor.

Cari açık rakamları açıklandı

Türkiye’nin haziran ayında cari işlemler açığı 4 milyar 93 milyon dolar, yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı ise 52 milyar 176 milyon dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından bugün açıklanan haziran ayı cari işlemler açığı, bir önceki yılın ilk yarısına göre 12 milyar 934 milyon dolar azalarak 24 milyar 151 milyon dolara geriledi.

Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 11 milyar 268 milyon dolar azalarak 29 milyar 322 milyon dolara düşmesi, net hizmet gelirlerinin 883 milyon dolar artarak 9 milyar 296 milyon dolara yükselmesi ve gelir dengesi açığının 956 milyon dolar azalarak 4 milyar 489 milyon dolara gerilemesi etkili oldu.

“Parasal olmayan altın” kalemi altında, geçen yılın ilk yarısında 6 milyar 987 milyon dolar olan net altın ithalatı, bu yılın aynı döneminde 355 milyon dolar seviyesine geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun turizmle ilgili olarak gerçekleştirdiği ikinci çeyrek anket sonuçlarının yansıtılmasıyla, turizm gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre 613 milyon dolar tutarında artarak 11 milyar 813 milyon dolara, turizm giderleri de 267 milyon dolar tutarında artarak 2 milyar 582 milyon dolara ulaştı.

Yatırım geliri dengesinden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1. milyar 10 milyon dolar azalarak 4 milyar 305 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Tıpış tıpış yukarı revize ettiler

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor’s’un Türkiye’nin 2013 büyüme tahminini yukarı yönlü revize etmesine ilişkin, “30 Mart seçimlerinden önce Türkiye’nin büyümesi ile ilgili aşağı yönde revizyon yarışı vardı. O dönemde ‘Bu kuruluşlar yılın 2. yarısında aşağı yönlü revizyonları tıpış tıpış yukarı yönlü revize edecek’ demiştik. Standard and Poor’s, bunların en sonuncusu” dedi.

Zeybekci ve Eker, Ekonomi Bakanlığında düzenlenen Tarım Ürünleri İhracatı Değerlendirme Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor’s’un Türkiye’nin 2014 ve 2015 büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etmesine ilişkin bir soru üzerine Zeybekci, cumhurbaşkanı seçimlerinin ardından bazı kredi derecelendirme kuruluşlarının “acele tutumları”nı kamuoyunun takdirine bıraktığını söyledi.

Millet iradesinin net olarak ortaya çıktığı seçimlerden sonra “siyasi istikrarsızlık ile ilgili argümanları öne taşıyan bir değerlendirme yapılmasını da anlamlı buldukların ve ciddiye almadıklarını” belirten Zeybekci, bunları “yeni cumhurbaşkanının ekonomi ile ilgili yaklaşımlarına şimdiden soru işareti yükleme çabası olarak” değerlendirdi.

“TIPIŞ TIPIŞ YUKARI REVİZE ETTİLER”

Standard and Poor’s’un tahminlerine ilişkin de Zeybekci, “30 Mart seçimlerden önce yine böyle bir şey yaşıyorduk. Türkiye’nin büyümesi ile ilgili aşağı yönde revizyon yarışı vardı. O dönemde ‘Bu kuruluşlar yılın 2. yarısında aşağı yönlü revizyonları tıpış tıpış yukarı yönlü revize edecek’ demiştik. Standard and Poor’s, bunların en sonuncusu” dedi.

Türkiye’nin, bu yılki büyüme hedeflerini tutturacağına inandıklarını kaydeden Zeybekci, bu anlamda ülkenin en büyük dayanak noktasının ihracat performansı olacağını ifade etti. Zeybekci, Türkiye’nin cari açıkla ilgili problemini de tarihe gömeceğine inandığını kaydetti.

“ENFLASYONDAN SİVRİ BİBER VE LİMONU SORUMLU TUTMAK ANA MESELEYİ ISKALAMAKTIR”

“Merkez Bankasının gıda fiyatları nedeniyle ihracatın önünün açılmasını istediğine” dair bir soru üzerine Zeybekci, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bu yönde talepleri olduğunda bunlara olumlu baktıklarını şu an için böyle bir girişim bulunmadığını bildirdi.

Enflasyondan “sivri biber ve limonu sorumlu tutmanın ana meseleyi ıskalamak anlamına geleceğine” dikkati çeken Zeybekci, Türkiye’de üretim, yatırım yapıp istihdam yaratmak isteyenler için en önemli meselelerden birinin “katlanılan faiz maliyetleri” olduğunu söyledi.